Güneş'e ulaşmak

Şehit Dorşin Viyan

sehit dorsin viyan

Önderim dünyaya gelen her insanın çocukluk hayalleri olur. İlk hayaller her zaman küçüktür ama temizdirler. Benim ilk hayalim çocuklar için olmuştur. Herkes gençlik arayışları, çelişkileri içinde tıkanırken benim gençlik arayışım yolunuz olmuş, çelişkim ise Kürt halkının yaşadığı

acılar olmuştur. Herkesin geleceğe bir bakışı vardır, benim sizdiniz. Herkesin bir umudu vardır, benim sizdiniz. Herkesin ona karşı layık olmak istediği bir şey vardır, benim sizsiniz. Herkesin kavuşmak istediği bir şey vardır, benim sizsiniz, tek hayalim sizi görmektir.

Başkanım PKK’ye katılmak bütünen adanmakla olur. Bir militanın, parti yaşamını zedeleyen her yaklaşıma, davranışa karşı refleks sahibi olması, reddetmesi gerekir. Sizin bir militanız olarak kendi şahsımda katılımı gözden geçirmek, militanca bir katılımı sağlayarak özeleştirimi böyle vermek istiyorum. Bunun için kendimi yeniden yapılanmaya, kadrolaşmaya adayacak militanlaşmak için önüme gelen her fırsatı değerlendireceğim. Kendi yetmezliklerimizle mücadelemizi geri çektiğimizi hissediyorum. Kendi yetmezliklerimle her zaman savaşarak mücadeleyi kendi şahsımda hiçbir zaman geri çekmeyeceğim. Bundan sonraki mücadelemizde daha büyük bir azimle, yüksek bir tempoyla, parti kaygıları çerçevesinde hareket etmek olacaktır.

Başkanım dün gece hayatımda geçirdiğim en güzel geceydi. Gözlerimin açılmasını hiç istemiyordum. Sizin bir militanız olarak bu rüyadan uyanmayı hiç istemiyordum. Başkanım rüyamı şimdi size yazmak beni o kadar heyecanlandırıyor ki anlatamam.

Dün rüyamda düz ve geniş bir o kadar da güzel, etrafı yemyeşil ağaçlarla kaplı bir yerde binlerce insanla bir alanda bekliyorduk. Hepsi sivildi. Kalabalığın arasına karışıp bir şeyler arıyordum. Çok yoğundum. Sonbaharı anımsatan sararmış arazide, gözlerimin ve yüreğimin şu an bile heyecanlandıran, asi atlar koşuşturuyor ve bazılar, insanların aralarından korkmadan oynaşarak geçiyordu.

Başkanım o an ki heyecanımı anlatamam. Her şey müthiş görünüyordu. Her gerillanın hayalli olan o an’ı gördüm. Siyah takımın içinde, beyaz gömlekle bana doğru geliyordunuz, sesleniyordunuz. Kalbim küt küt atıyordu.

Başkanım; bana gülerek Kürtçe, ‘tu çi digerî?’ (ne arıyorsun) diyordunuz. Söyleyişiniz o kadar derin ve doğaldı ki. Ben de “hakikat” diyordum. Bir çocuk sevincini yaşıyordum. Bana gülerek ve gözlerimin içine bakarak; ‘heqîqet tu yî, ew li gel te ye’ (hakikat sensin, hakikat seninledir) diyordunuz. O an şokta kaldım. Yaşadığım şok sevinç şokuydu. Başkanım ben nasıl diye soracaktım, o esnada arkadaşlar beni nöbette kaldırdılar. Nöbete kalkınca kendimi o zamana kadar hiç bu kadar dinç hissetmemiştim. 15 Şubat gecesinde tam sizinle yoldaşlığımı sorguladığım bir günde böyle bir rüyayı görmek beni hem heyecanlandırmış hem de hakikat arayışım da daha fazla çabalamam gerektiğinin inancına girdim. Çünkü ben rüyalarıma hep inanırım. Rüyalarım bana her zaman mesaj verir. Yüreğimin ve yaşamımın en değerli varlığı, sevgili başkanım, PKK içerisinde yaşayacağım her anımı size layık bir militan olabilmek için hem ideolojik hem de askeri olarak çok değerli savaşmanın sözünü veriyorum.