Xakurkê Şehit Kahraman Operasyon Okulunun Günlüğü

02 07 18 savasan

Merhaba “YOLDAŞ”

Duyguların, düşüncelerin en güzelini sayfalara işlemek ne kadar zor ise bir o kadar da cesaret yüklü olduğu için her insanın bir roman olduğuna inanırım.

Duygularımızı ifade edemediğimiz an kalem ve defterlerimize sarılırız sıkı sıkı… Çünkü yazmak insanı en iyi anlatan dildir aynı zamanda.

Bunun içinde bizim en yakın yoldaşımız bazen günlüğümüz olur. Bundan yola çıkarak günlüğümüzün adını “YOLDAŞ” koymanın en uygun isim olduğunu düşündük.

Gerillada bir satır yazının bile çok manevi bir hatırası olduğu için birbirimize bıraktığımız tek şey yazılı duygularımız oluyor. Şehit Ekîn Devresi’nin her anını yaşatmak ve yazıya dökmek bir gereksinim ve tarihe karşı bir görev olduğu bilinciyle her duyguda “YOLDAŞ” güncesi ile paylaşmak bizim için bir sorumluluktur.

30 Haziran gibi önemi büyük olan bir günde eğitime başlayan Şehit Ekîn Devresi Zîlan çizgisini esas alarak gelişim kat edeceğine ve bu gelişmeyi “YOLDAŞ” güncesi ile paylaşacağımız inancıyla…

30.06. 2013

Merhaba “YOLDAŞ”

Bugün operasyon okulumuzun ilk günlüğünü ben yazıyorum aslında benim kendi önerimdi. Çünkü bugünleri yazmak gerillada önemlidir. Her yazdığımız ya da yaşadığımız her günün anı kalır. Daha onun gibi binlercesi arkasından gelir. Ondan sonra tarih olur. Operasyon okulunda eğitim görmek anlatılmaz bir heyecandır. Şehit Mahîr Akademisi’nde eğitim görüp layık olmak ağır bir sorumluluklar taşır. Bu ağırlık ve sorumluluk bilinci devremizdeki tüm arkadaşlarda yansıyor. O istek veya o heyecanı yansıtmak, yazmak imkansız. Bugün klêş dersimizin ilk günüydü. Klêş eğitimimizi Havîn ve Dilber arkadaş verdi. Tüm arkadaşlarda heyecan vardı diyebilirim. Her arkadaşta anlama isteği vardı. Hemen hemen her arkadaş derse katıldı. Tabii bazı arkadaşlar ilk günün heyecanından kaynaklı söylemek istediklerini anlatamadılar ya da çok komik cümleler kullandılar. Heyecan, trajedi, komedi ve birde bunların yanı sıra istek hepsi bir arada yaşandı. Dilşêr arkadaş tüm arkadaşlar anladı mı deyip bunu teyit etmek için de Bengîn arkadaşı kaldırdı. “ Heval Bengîn tahtaya sen kalk bakalım anladın mı” deyince Bengîn arkadaşımız “valla min tiştek fêm nekir” demesiyle okulda kahkahalar yükseldi. Tabii bunun gibi birçok örnek var. Artık yarın aynı eğitimimiz devam ediyor bakalım bundan sonra ne olacak.

13.07. 2013

Sarya Onur

 02 07 18 savasan2

Rojbaşla başlar güne gerilla

Saat 03.45’te uyandık, içtima doğru ilerledik, ruh bütünlüğümüzle gün doğmadan güne hazırlandık. Günü karşılamaya hazırız artık. Bir günün tarihini yazmaya, dolu ve anlamlı geçirmeye hazırız. Şehit Brûsk timi olarak bu gün fırıncıydık. Bir arkadaş mutfakçı bir arkadaş nöbetçiydi. Bütün arkadaşlar fırın ve mutfak için odun getirdi. Eğitimimiz saat 07.00’da başlar öncesi genel kahvaltımızı yapar, günün hazırlıklarını gözden geçirir plan ve programımızı yaparız. Temmuz ayının sıcaklığında bizim odunların ısısıyla kavrulan ekmeklerimiz pişerken arkadaşlar eğitime başlamışlardı. 14 Temmuz direnişi mücadele tarihimizde önemli bir yer tutmaktadır. Kemal Pîr, Mehmet Hayrî Durmuş arkadaşların mahkeme tutanakları eğitimde okundu günün anlam ve önemi öğleye kadar işlendi. Bizleri ayakta tutan şehit arkadaşların direniş ruhuna layık olmak amaçlarını amaçlarımız bilip yola devam etmek bizim en büyük görevimizdir. Özgür yaşamın tohumlarının ekildiği her günde bizler de Şehit Ekin Devresi olarak önümüzdeki dönemde devrim görevlerini layıkıyla yerine getirebilmek için kendimizi eğitiyoruz.

Öğle arasından sonra saat 14.00’da başlar eğitim ve 17.00 kadar devam eder. Klêş atış teorisini işlemekteyiz. Doğru hedefi tutturmanın akademik ayarlarını görmekteyiz. Tabii ki yaşamdaki yanılgılı ve yanlış yaklaşımları anlamak kadar atışlardaki sapmaları anlamakta çok zor bir iş ve emek ister. Bu arada bizim Bengi heval dünden devam eden tahtada olma filmini devam ettirmektedir. “ do tiştekî hemnekîr, le îro min hindek tişt femkir” noktasına gelmişti. Doğal, sempatik Heval Bengî. Aslında bizim şuan gördüğümüz eğitim ve bu eğitimde çıkan her şey filme konu olabilecek şeyler ondan dolayı bizim film hala devam ediyor. Fakat bu filmin senaristti de, oyuncuları da, izleyicileri de bizleriz.

Ronî Rohat

14.07. 2013

Yaşamın adı

Adın yaşamdır senin.

Sığdırmışsın serçe yüreğine dünyaları

Bir serçe olur uçuşursun özgürce

Bir bulut olup serpiştirirsin bereketini yeryüzüne…

O zaman sevgi bahçesi olup buram buram ülke kokarsın

Irmak olup coşkunca çağlar

Derya olup savurursun dalgalarını kıyılara…

Ve

Egîd’in namlusundan fırlayan intikam mermisi olursun.

Viyan’ın bedeninde yükselen alev

Derwîş’in yüreğindeki sevdasın sen

Andok ve Êrîş’in fedai bombası

Gerillanın tutuşturduğu özgürlük ateşi

Çobanın kavalındaki sevda türküsüsün

Beşikteki masum gülüşlerin özlemi

Çilekeş ananın yaktığı ağıtsın

Şair olur dökersin dizelere tutkunu

Ressam olur nakşedersin yaşamı

Kâğıtlara…

Ve tarih olursun geçmişten geleceğe uzanırsın

Zagros olur, Botan olur, Serhat olursun…

Sen kırk milyon yürek

Halkların umudu

Ve intikamı olursun

Çünkü sen ateşin alevi, yaşamın adı, Mezopotamya’nın Güneşi

Önder APO’sun

Havîn Bêrîtan

15.07.2013

“Hiçbiriniz kendisini yalnız hissetmeyeceği kadar sizinleyim”

Yoldaş

Yeniden doğdu güneş yeni bir gün yeni şeyler rengarenk süren gerilla yaşamı zamansız akmakta. Dün gece yönetim tarafından saat 03:00’te araziye çıkacağımız ve kendimizi ona göre hazırlamamız gerektiği söylendi. Tabi bizde kendimizi ona gör hazırladık. Gün doğmadan henüz ay ışığının iki buçuğu sayı ile yazmıştın yanlıştır. disini gösterdiği demlerde yola koyulduk. İki buçuk saatlik yolu yürüdükten sonra Ermuş alanına vardık. Bizde artık araziye değil de, bir iş için geldiğimizi anlıyorduk. Kalabalık bir ortam vardı. Her bir gurup bir alandan gelmişti. Bizde operasyon okulu olarak gitmiştik. Birçok arkadaş orada hazır bulunuyordu. Biz tören için askeri düzene girdiğimizde ve törende heval Karasu ve heval Abbas’ı görünce kalp atışlarım hızlandı. İnanıyorum ki bütün arkadaşlarda yaşanan duygu buydu. Çünkü herkesin gözlerinin içi gülümsüyordu. Örgütün ilk kurucuları içinde yer alıyor bu iki arkadaş. Ve biz bugün onlarla aynı ortamdaydık gerçek çok farklı bir duyguydu. En çok ilgimi çeken yanları çocuk ruhlarını kaybetmemiş olmalarıydı. Toplantı yaptılar. Aslında buna eğitim diyebiliriz. Çünkü birebir seni çözümlüyorlardı. Akşama doğru süren toplantı saat 04:00’de bitti. Bizde tekrar yerimize varmak için Heval Abbas arkadaşla fotoğraf çektik. Tekrar hiç bitmeyen patikalarımıza koyularak noktamıza vardık. Her geçen günün anlam ve önemi farklıdır. Bizde temmuz ayının sıcaklığıyla eğitimimize devam ediyoruz.

Sarya Onur